ziraatciyiz.org

Tarım Ekonomisi

Kaynak: https://www.ziraatciyiz.org/tarim-ekonomisi.html

Bu derste

Tarım ekonomisi, ekonominin temel ilkelerini tarıma uygular: kıt kaynakların (toprak, emek, sermaye, girişim) tarımsal üretimde nasıl kullanıldığını, tarım ürünlerinin fiyatlarının nasıl oluştuğunu ve tarımın diğer sektörlerden neden farklı olduğunu inceler. Ziraat fakültelerinin bütün bölümlerinde okutulan temel bir derstir. Bu sayfada ekonominin temel kavramlarından başlayarak üretim fonksiyonu ve azalan verim kanunu, arz-talep ve esneklik, tarımda fiyat dalgalanmaları, pazarlama ve toprak rantı anlatılmaktadır. Sonunda bir kavramlar sözlüğü ve kendini sınayabileceğin bir test bulunuyor.

1. Ekonomi ve tarım ekonomisi

Ekonomi, kıt kaynaklarla sınırsız insan ihtiyaçlarının en uygun şekilde nasıl karşılanacağını inceleyen sosyal bir bilimdir. Kaynaklar ihtiyaçlara göre sınırlı olduğu için her toplum ve her birey alternatifler arasında seçim yapmak zorundadır; bu yüzden ekonomi bir tercih bilimidir. Bir seçeneği tercih ettiğimizde vazgeçtiğimiz en iyi alternatifin değerine fırsat maliyeti denir.

Tarım, toprağı ve tohumu kullanarak bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi ve bunların işlenerek yarı ya da tam mamul hâline getirilmesidir. Ekonomi genellikle tarım, sanayi ve hizmetler olmak üzere üç sektöre ayrılır. Tarım sektörü de kendi içinde bitkisel üretim, hayvansal üretim ve tarımsal yapılar ile makineleri kapsayan tarım teknolojisi olarak üç alt sektörden oluşur.

Tarım ekonomisi, üreticilerin kıt kaynakları üretimde nasıl kullandığını ve bu kaynakların üretim öncesinden tüketime kadar en uygun şekilde nasıl değerlendirileceğini, ekonominin temel ilkelerini tarıma uygulayarak inceler. İşletmecilik, pazarlama, politika, finansman, muhasebe, istatistik, ekonometri, örgütlenme, yayım ve kıymet takdiri gibi alanlarla iç içedir.

2. Temel ekonomik kavramlar

  • İhtiyaç: Karşılanmadığında acı, karşılandığında haz veren duygu. Yaşamak için mutlaka karşılanması gerekenler zorunlu, diğerleri kültürel ve sosyal ihtiyaçlardır.
  • Mal ve hizmet: İhtiyaçları karşılayan somut nesneler mal, soyut işlemler hizmettir; ikisine birlikte ürün denir.
  • Fayda: Bir mal ya da hizmetin ihtiyacı giderebilme derecesi.
  • Marjinal: Bir değişkenin son biriminde ortaya çıkan değişim. Örneğin son birim üretimin maliyetine marjinal maliyet, son birimin getirdiği gelire marjinal gelir denir.
  • Diğer şartlar sabitken (ceteris paribus): Bir olayı etkileyen çok sayıda etkenden yalnızca birinin değiştiği, diğerlerinin sabit kaldığı varsayımı. Ekonomik analizlerin çoğu bu varsayımla yapılır.
  • Mikroekonomi ve makroekonomi: Mikroekonomi tüketici ve firmaların bireysel davranışlarını, makroekonomi ise ulusal gelir, enflasyon, işsizlik ve büyüme gibi toplam büyüklükleri inceler.
  • Pozitif ve normatif ekonomi: Pozitif ekonomi “ne olduğunu”, normatif ekonomi “ne olması gerektiğini” inceler.
Örnek: azalan marjinal fayda Çok beklediğimiz bir filmi ilk kez izlediğimizde aldığımız hazza 10 puan verelim. İkinci kez izlediğimizde toplam hazzımız 17 puana çıkıyorsa, ikinci izlemenin marjinal faydası 17 − 10 = 7 puandır. Bir ihtiyaç karşılandıkça her yeni birimin faydası azalır; bir noktada sıfıra iner, sonra bıkkınlık verir. Buna azalan marjinal fayda ilkesi denir.

3. Üretim faktörleri ve gelir payları

Üretim, doğal kaynaklar, emek ve sermayenin girişimci tarafından mal ve hizmetlere dönüştürülmesidir. Her üretim faktörü üretimden bir pay alır:

Üretim faktörüAçıklamaÜretimden aldığı pay
Doğal kaynaklar (toprak)Toprak, su, maden, orman. Tarımda en önemlisi toprak ve arazidir.Rant
Emekİnsanların işte ortaya koyduğu bedensel ve zihinsel çaba.Ücret
Sermayeİnsan yapımı makine, bina, işlenmiş hammadde; patent ve marka gibi maddi olmayan varlıklar. Para, üretimde kullanılınca sermaye olur.Faiz
Girişimci (müteşebbis)Diğer faktörleri bir araya getirip ne üretileceğine ve nasıl satılacağına karar veren kişi.Kâr
Bilgi ve teknoloji21. yüzyılda ayrı bir faktör olarak görülür.Başarı, rekabet üstünlüğü

Toprağın üretimden aldığı pay olan rant, diğer faktörlerin payları düşüldükten sonra kalan net gelirdir: Rant = Gelir − (Ücret + Faiz + Kâr). Toprak üzerine yapılan yatırımların (bina, sulama tesisi) getirisi ranta dahil değildir; rant, toprağın kendi doğal özelliği karşılığıdır.

4. Tarımın özellikleri

Tarım diğer sektörlerden farklıdır ve bu farklar tarımsal sorunların ve devlet müdahalesinin temel nedenidir.

Evrensel özellikler

Her ülkede, gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak görülür:

  • Verim belirsizliği: Yağış, don, hastalık ve zararlılar gibi denetlenemeyen etkenler verimi değiştirir; aynı girdilerle her yıl aynı ürün alınamaz.
  • Doğaya bağlılık ve üretim süresi: Üretim ile ürün arasında tahıllarda aylar, meyve ağaçlarında yıllar, et üretiminde daha uzun bir süre vardır.
  • Üretim ve tüketim arasındaki zaman farkı: Buğday birkaç haftada hasat edilir ama yıl boyunca tüketilir; bu da depolama, sermaye ihtiyacı ve bozulma sorunları yaratır.
  • Faktör kullanımının dalgalanması: İşgücü ve makineye yılın belirli dönemlerinde yoğun ihtiyaç duyulur, diğer zamanlarda boş kalırlar.
  • Bağlı ürünler: Ana ürünün yanında yan ürünler çıkar; örneğin ayçiçeği küspesi bol olduğunda ucuzlar ve kepek, soya küspesi gibi rakip yemlerin fiyatını da düşürür.

Kurumsal özellikler

Ülkenin yapısına ve gelişmişliğine göre değişir. Tarımda çok sayıda küçük üretici vardır ve hiçbiri tek başına fiyatı etkileyemez; ürünler büyük ölçüde homojendir (buğday buğdaydır). Bu yüzden tarım, tam rekabete yakın bir saf rekabet piyasasıdır. Ekonomi geliştikçe üreticinin pazara bağlılığı artar; kendi tüketimi için üretimden pazar için üretime geçilir.

5. Üretim fonksiyonu

Üretim fonksiyonu, girdiler ile çıktı arasındaki teknik ilişkiyi gösterir: Y = f(X₁, X₂, …, Xₙ). Her üretim tekniği için ayrı bir üretim fonksiyonu vardır.

  • Sabit ve değişken girdiler: Miktarı kısa dönemde değiştirilemeyen girdiler (örneğin arazi) sabit, değiştirilebilenler (gübre, tohum) değişkendir. Aynı girdi, aile işletmesinde sabit, ticari işletmede değişken olabilir.
  • Kısa ve uzun dönem: Kısa dönemde girdilerin bir kısmı sabittir. Uzun dönemde bütün girdiler değişebilir ve yeni teknolojiler devreye girer.
  • Stok ve akım girdiler: Gübre ve yem stoklanabilir; emek ve yağmur stoklanamaz, akım hâlinde hizmet verir; makineler hem stok hem akım hizmeti verir.
  • Fonksiyon tipleri: Doğrusal fonksiyonda (Y = a + bX) her girdi artışı aynı miktarda ürün artışı sağlar. Tarımda en çok kullanılanlardan Cobb-Douglas fonksiyonunda (Y = aX₁b₁X₂b₂) üretim esneklikleri sabittir ve tek bir değişken girdiye azalan getiri söz konusudur.

6. Azalan verim kanunu

Diğer girdiler sabitken bir girdi artırıldığında, toplam üretim önce hızla, sonra yavaşlayarak artar; bir noktadan sonra durur, hatta azalır. Buna azalan verim kanunu (azalan marjinal getiri kanunu) denir. Tarımda gübre, sulama ya da tohum miktarının belirlenmesinde temel bir ilkedir.

GirdiToplam ürünMarjinal ürünOrtalama ürünAşama
1111,0I
2432,0I
31063,3I
41884,5I
52795,4I (marjinal ürün en yüksek)
63585,8I
74165,9II başı (ortalama ürün en yüksek)
84545,6II
94725,2II
104814,8II
114804,4II sonu (toplam ürün en yüksek)
1247−13,9III (marjinal ürün negatif)
  • I. aşama: Ortalama ürün yükselir; girdi artırmak her zaman kârlıdır, burada durmak akılcı değildir.
  • II. aşama (ekonomik bölge): Ortalama ürünün en yüksek olduğu noktadan marjinal ürünün sıfır olduğu noktaya kadardır. Akılcı bir üretici bu aşamada üretir; tam noktayı girdi ve ürün fiyatları belirler: girdinin son biriminin getirdiği gelir, maliyetine eşit olana kadar girdi artırılır.
  • III. aşama: Marjinal ürün negatiftir; girdi artırmak toplam üretimi düşürür.
Örnek: kaynak kısıtı altında karar 3.000 dekar arazisi ve yalnızca 3.000 kg ilacı olan bir çiftçi düşünelim. İlacı bütün araziye dekara 1 kg olarak yayarsa verim düşük kalır; ilacı daha az alana daha yüksek dozla uygularsa toplam üretim artabilir. Notlardaki örnekte en yüksek toplam üretim, arazinin bir kısmı boş bırakılıp ilaç 2.000 dekara dekara 1,5 kg uygulandığında alınmıştır. Kaynaklardan biri kısıtlıysa bütün araziyi kullanmak her zaman en iyi karar değildir.

7. Arz, talep ve denge fiyatı

Talep, belirli bir malın belirli bir dönemde belirli bir fiyattan satın alınma isteğidir; satın alma gücüyle desteklenmelidir. Diğer şartlar sabitken fiyat yükseldiğinde talep edilen miktar azalır (talep kanunu). Talebi fiyat dışında gelir, nüfus, zevk ve alışkanlıklar, ikame ve tamamlayıcı malların fiyatları ve beklentiler etkiler.

Arz, bir malın belirli bir dönemde belirli bir fiyattan piyasaya sunulma isteğidir. Fiyat yükseldiğinde arz edilen miktar artar. Arzı fiyat dışında girdi fiyatları, teknoloji, hava koşulları, rakip ürünlerin fiyatları ve beklentiler etkiler. Bir mandıranın süte olan talebi gibi, başka bir ürünü üretmek için doğan talebe türev talep denir.

Fiyat değiştiğinde aynı eğri üzerinde hareket edilir (talep ya da arz miktarındaki değişme); fiyat dışındaki bir etken değiştiğinde eğrinin kendisi kayar (talep ya da arz değişmesi). Arz ve talebin eşit olduğu noktada denge fiyatı (piyasa fiyatı) oluşur. Fiyat dengenin üzerindeyse arz fazlası fiyatı aşağı, altındaysa talep fazlası fiyatı yukarı iter.

8. Esneklik

Talebin fiyat esnekliği, fiyattaki yüzde değişimin talep edilen miktarda ne kadar yüzde değişim yarattığını gösterir. Esneklik 1’den büyükse talep esnek, küçükse esnek değildir (inelastik).

Örnek Buğdayın fiyatı yüzde 10 arttığında talep edilen miktar yüzde 3 azalıyorsa fiyat esnekliği 3 / 10 = 0,3’tür; talep esnek değildir.

Temel tarım ürünlerinin talebi genellikle esnek değildir: fiyat düştüğünde insanlar çok daha fazla ekmek yemez. Talebin fiyat esnekliğini; ihtiyacın şiddeti, ikame malların varlığı, malın aile bütçesindeki payı ve zaman etkiler. Talep esnek değilse, bol ürünlü yıllarda fiyatlar o kadar düşer ki çiftçinin toplam geliri azalabilir; buna halk arasında “bolluk zararı” da denir.

Talebin gelir esnekliği, gelirdeki değişimin talebe etkisini gösterir. Gelir arttıkça gelirin gıdaya ayrılan payı azalır; tahıl gibi temel gıdaların talebi yavaş artarken et, süt, meyve ve sebze talebi daha hızlı artar. Bu durum, ekonomi geliştikçe tarımsal üretimin yapısını da değiştirir.

Arz esnekliği ise fiyat değişimine üretimin tepkisini gösterir. Tarımda arz, üretim süresinin uzunluğu nedeniyle fiyat değişimlerine gecikmeyle ve kısa dönemde sınırlı tepki verir.

9. Fiyat dalgalanmaları ve örümcek ağı teoremi

Tarımda fiyat istikrarsızlığının asıl kaynağı talepten çok arzdır: verim ve ekim alanındaki değişimler üretimi yıldan yıla dalgalandırır. Talep esnek olmadığı için arzdaki küçük değişimler fiyatlarda büyük oynamalara yol açar.

Çiftçiler ekim kararını genellikle bir önceki yılın fiyatına bakarak verir. Fiyatın yüksek olduğu yılın ertesinde ekim alanı artar; üretim bolluğu fiyatı düşürür; hayal kırıklığına uğrayan çiftçi ertesi yıl alanı azaltır ve fiyat yeniden yükselir. Fiyat ve miktarın bu sarmal biçimindeki hareketine örümcek ağı teoremi denir. Dalgalanmanın seyri arz ve talep esnekliklerine bağlıdır:

  • Talebin esnekliği arzınkinden büyükse dalgalanma giderek azalır ve fiyat dengeye yaklaşır.
  • İki esneklik eşitse dalgalanma aynı genlikte sürer.
  • Arzın esnekliği talebinkinden büyükse dalgalanma büyür ve fiyat dengeden uzaklaşır.

İstikrarsızlık küçük işletmelerin yatırım yapmasını engeller; çiftçiler yeni teknolojiye yatırım yerine birikimlerini altın ya da döviz olarak tutmayı tercih eder. Üretim teknolojilerindeki gelişmeler, depolama, tarım sigortası, sözleşmeli üretim ve ürün çeşitlendirmesi istikrarsızlığı azaltmaya yardım eder. Devletin bu dalgalanmalara karşı kullandığı araçlar Tarım Politikası dersinde anlatılmaktadır.

10. Tarımsal pazarlama ve pazarlama marjı

Ekonominin gelişmesiyle üretici ile tüketici birbirinden uzaklaşır; ürünü üreticiden tüketiciye ulaştıran pazarlama sistemi karmaşıklaşır. Pazarlama, ürüne üç tür fayda ekler: ürünün üretildiği yerden tüketildiği yere taşınması (yer faydası), hasat zamanından tüketim zamanına kadar saklanması (zaman faydası) ve işlenerek tüketime uygun hâle getirilmesi (şekil faydası).

Tüketicinin ödediği fiyat ile üreticinin eline geçen fiyat arasındaki farka pazarlama marjı denir; taşıma, depolama, işleme, ambalaj, finansman ve aracı kârından oluşur. Ekonomi geliştikçe işleme, taşıma ve muhafaza hizmetleri arttığı için pazarlama marjı da büyür.

Tarım piyasasında iki farklı yapı vardır: çok sayıda küçük üretici ile az sayıdaki alıcı (tüccar, sanayici) arasındaki piyasada alıcılar güçlüdür; pazarlamacı ile tüketici arasındaki piyasada ise marka, ambalaj ve reklamla farklılaştırılmış ürünler satılır. Üreticilerin kooperatif ve birlikler hâlinde örgütlenmesi, pazarlıkta güçlerini artırmanın başlıca yoludur.

11. Toprak ve rant

Toprak doğanın verdiği, toplum açısından üretim maliyeti olmayan bir kaynaktır ve arzı büyük ölçüde artırılamaz; teraslama, bataklık kurutma ve arazi doldurma gibi sınırlı yollar dışında yeni toprak üretilemez. Bu yüzden ekonominin bütünü açısından toprak arzı sabittir; tek bir işletme açısından ise toprak satın alınabilir ya da kiralanabilir.

Toprak rantı şöyle hesaplanır: (Üretim miktarı × ürün fiyatı) − (emek, sermaye ve girişimin payları). Ürün fiyatını pazara uzaklık, üretim miktarını ise iklim ve toprağın verimliliği belirler. Verimli ve pazara yakın topraklar daha yüksek rant getirir. Hem tarım hem de konut ve sanayi için toprağa olan talep arttıkça toprak fiyatları yükselir. Uzun dönemde toprak, onu en verimli kullanan işletmelerin eline geçme eğilimindedir.

Kavramlar sözlüğü

Ekonomi
Kıt kaynaklarla sınırsız ihtiyaçların en uygun şekilde nasıl karşılanacağını inceleyen bilim.
Fırsat maliyeti
Bir seçenek tercih edildiğinde vazgeçilen en iyi alternatifin değeri.
Fayda
Bir mal ya da hizmetin ihtiyacı giderebilme derecesi.
Marjinal
Bir değişkenin son biriminde ortaya çıkan değişim.
Ceteris paribus
Diğer şartların sabit olduğu varsayımı.
Rant
Toprağın üretimden aldığı pay; diğer faktörlerin payları düşüldükten sonra kalan gelir.
Ücret
Emeğin üretimden aldığı pay.
Faiz
Sermayenin üretimden aldığı pay.
Kâr
Girişimcinin üretimden aldığı pay.
Üretim fonksiyonu
Girdiler ile çıktı arasındaki teknik ilişki.
Sabit girdi
Miktarı kısa dönemde değiştirilemeyen girdi.
Azalan verim kanunu
Diğer girdiler sabitken bir girdi artırıldıkça her ek birimin getirdiği ürünün bir noktadan sonra azalması.
Marjinal ürün
Girdinin son biriminin toplam üretime yaptığı katkı.
Talep
Bir malı belirli fiyattan satın alma isteği ve gücü.
Arz
Bir malı belirli fiyattan piyasaya sunma isteği.
Denge fiyatı
Arz ve talebin eşit olduğu fiyat.
Fiyat esnekliği
Fiyattaki yüzde değişimin miktarda yarattığı yüzde değişimin oranı.
Saf rekabet
Çok sayıda küçük satıcının homojen ürün sattığı, kimsenin tek başına fiyatı etkileyemediği piyasa.
Örümcek ağı teoremi
Bir önceki yılın fiyatına göre verilen üretim kararlarının fiyat ve miktarda yarattığı dalgalanmayı açıklayan teori.
Pazarlama marjı
Tüketicinin ödediği fiyat ile üreticinin aldığı fiyat arasındaki fark.

Kendini dene

Her soruda bir seçeneğe tıkla; doğru cevap ve açıklaması hemen görünür.

1. Ekonomi neden bir tercih bilimidir?

Sınırsız ihtiyaçlar sınırlı kaynaklarla karşılanmak zorunda olduğu için seçim yapmak gerekir.

2. Toprağın üretimden aldığı pay hangisidir?

Doğal kaynak olarak toprağın payı ranttır; emeğin payı ücret, sermayenin faiz, girişimcinin kârdır.

3. Tarımın saf rekabete yakın olmasının nedeni hangisidir?

Hiçbir üretici tek başına fiyatı etkileyemez ve ürünler büyük ölçüde homojendir.

4. Diğer girdiler sabitken gübre artırıldığında her ek kilogramın verime katkısının bir noktadan sonra azalması hangi kanunla açıklanır?

Bu, azalan verim (azalan marjinal getiri) kanunudur.

5. Akılcı bir üretici üretim fonksiyonunun hangi aşamasında üretim yapar?

II. aşama, ortalama ürünün en yüksek olduğu noktadan marjinal ürünün sıfır olduğu noktaya kadar olan ekonomik bölgedir.

6. Marjinal ürünün negatif olduğu aşamada girdi artırılırsa ne olur?

III. aşamada marjinal ürün negatiftir; girdi artırmak toplam üretimi düşürür.

7. Bir ürünün fiyatı yüzde 10 arttığında talebi yüzde 3 azalıyorsa fiyat esnekliği nedir?

Esneklik = 3 / 10 = 0,3; talep esnek değildir.

8. Fiyat dışındaki bir etken (örneğin gelir) değiştiğinde talep eğrisine ne olur?

Fiyat dışındaki etkenler talep eğrisini kaydırır; buna talep değişmesi denir.

9. Örümcek ağı teoremine göre dalgalanma ne zaman azalarak dengeye gider?

Talebin esnekliği arzınkinden büyükse dalgalanma sönümlenir ve fiyat dengeye yaklaşır.

10. Tüketicinin ödediği fiyat ile üreticinin aldığı fiyat arasındaki farka ne denir?

Bu farka pazarlama marjı denir; taşıma, depolama, işleme ve aracı kârından oluşur.

Kaynaklar

Bu sayfa, internette açık erişimle sunulan aşağıdaki ders notu, makale, tez ve kitaplardan yararlanılarak özgün olarak yazılmıştır.

  1. Uzundumlu, A. S. TE-202 Tarım Ekonomisi ders notları, 1. hafta: Tarım ekonomisi bilimine giriş. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü.
  2. Şengezer, E. (2006). Tarım Ekonomisi Ders Notları (özet). Revizyon: 28 Nisan 2006.
  3. Mikroekonomi ders kitabı içindekiler: ekonomi ve temel ekonomik sorunlar, talep ve arz analizi, esneklik.

Forumda bu dersle ilgili farklı yıllarda paylaşılmış ders notları ve tartışmalar bulunur. Bu sayfadaki anlatım onların bir kopyası değildir; güncel açık erişim kaynaklardan ayrıca hazırlanmıştır. Dersle ilgili sorularını forumda sorabilirsin.

Tarım Ekonomisi ders notları