ziraatciyiz.org

Tarla Bitkileri

Kaynak: https://www.ziraatciyiz.org/tarla-bitkileri.html

Bu derste

Tarla tarımı, tarla bitkilerinin bölgelerin ekolojik koşullarına göre nasıl yetiştirileceğini; toprak işleme, ekim nöbeti, ekim, gübreleme, sulama, yabancı ot mücadelesi, hasat ve harman gibi işlemlerle birlikte inceler. Bu derse bazı fakültelerde “Genel Tarla Bitkileri”, bazılarında “Tarla Tarımı” denir. Bu sayfada tarla bitkilerinin genel özellikleri ve bütün tarla bitkilerinde ortak olan yetiştirme ilkeleri anlatılmaktadır; bitkilerin tek tek yetiştiriciliği için ziraatciyiz.net tarla bitkileri rehberine bağlantılar verilmiştir. Sonunda bir kavramlar sözlüğü ve kendini sınayabileceğin bir test bulunuyor.

1. Tarla tarımı ve tarla bitkileri

Tarla, doğal koşullara açık, bitki yetiştirmeye elverişli, işlenebilen geniş alanlardır. Tarla toprağı bitkiye mekanik destek sağlamanın yanında su ve besin maddesi de verir. Tarla bitkileri, tarlada yetiştirilen, çoğunlukla otsu yapılı ve tek yıllık, bazıları ise çalımsı ya da çok yıllık kültür bitkileridir. İnsanların beslenme, giyinme, barınma ve tedavi gibi temel ihtiyaçlarının büyük kısmını karşıladıkları için bitkisel üretimin en önemli kaynağıdır.

İdeal bir tarla toprağı

  • Eğimi yüzde 2’den az, derinliği 90 cm’den fazla,
  • Hacim olarak yaklaşık yüzde 45 inorganik madde, yüzde 5 organik madde, yüzde 25 su ve yüzde 25 hava,
  • pH’sı 6–7 arasında, tuzluluk sorunu olmayan,
  • Süzek, drenaj sorunu olmayan, granül yapıda, tınlı, tınlı-kumlu ya da killi-tınlı alüviyal topraklardır.

Tarımda verimi belirleyen başlıca etkenler; tohumluğun kalitesi, kullanılan girdiler, toprak işleme, ekim ve bakım gibi tarımsal işlemler, iklim ve toprak koşulları ile hastalık, zararlı ve yabancı otlardır.

2. Tarla bitkilerinin sınıflandırılması

GrupAlt grup ve örnekler
TahıllarSerin iklim tahılları (buğday, arpa, yulaf, çavdar, tritikale) ve sıcak iklim tahılları (mısır, çeltik, sorgum, darılar)
Yemeklik tane baklagillerSerin mevsim (mercimek, nohut, bakla, bezelye) ve sıcak mevsim baklagilleri (fasulye, börülce)
Endüstri bitkileriYağ (ayçiçeği, soya, kanola, yer fıstığı, susam, aspir), lif (pamuk, keten, kenevir), nişasta ve şeker (patates, şeker pancarı), keyif bitkileri (tütün, çay)
Tıbbi ve aromatik bitkilerHaşhaş, anason, kimyon, kekik, nane, lavanta, safran ve diğerleri
Çayır-mera ve yem bitkileriBaklagil (yonca, korunga, fiğ, üçgüller) ve buğdaygil yem bitkileri (sudan otu, çimler, bromlar, ayrıklar), çayır ve meralar

Çayır, genellikle düz ve taban suyu yüksek arazilerde, sık ve uzun boylu bitkilerden oluşan ve otu biçilerek değerlendirilen alanlardır; mera ise meyilli, engebeli ve taban suyu derinde olan kıraç arazilerde, kısa boylu bitkilerden oluşan ve hayvan otlatılan alanlardır.

3. Türkiye’de tarla tarımı

Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle tarla tarımına çok uygun iklim ve toprak koşullarına sahiptir: üç iklim bölgesinin (Akdeniz, Avrupa-Sibirya ve İran-Turan) ve dört mevsimin yaşandığı ülkede, bazı tropik bitkiler dışında hemen her kültür bitkisi yetiştirilebilir. Üçte biri endemik olan 10 bine yakın bitki türüyle Anadolu, birçok tarla bitkisinin gen merkezi ve ıslah için önemli bir gen kaynağıdır.

Ders notlarındaki verilere göre Türkiye’nin yaklaşık 77 milyon hektarlık yüzölçümünün üçte biri tarım arazisidir ve işlenen alanların büyük kısmında tarla tarımı yapılır. Tarla tarımı alanlarının yaklaşık dörtte üçünde tahıllar yetiştirilir; bunu endüstri bitkileri, yem bitkileri ve baklagiller izler. Arazilerin yarıdan fazlası 1.000 m’nin üzerinde, önemli bir kısmı da eğimlidir. Yıllık yağış Rize çevresinde 2.000 mm’yi aşarken Tuz Gölü havzasında 250 mm’nin altına iner ve yağışın büyük kısmı kış ve ilkbaharda düşer; ekili alanların yaklaşık beşte biri sulanır.

Dünyada en çok üretilenler

Tahıllarda mısır ve çeltik, baklagillerde fasulye ve bezelye, yağ bitkilerinde soya ve kolza, şeker bitkilerinde şeker kamışı.

Türkiye’de en çok üretilenler

Tahıllarda buğday ve arpa, baklagillerde nohut ve mercimek, yağ bitkilerinde ayçiçeği, şeker bitkilerinde yalnızca şeker pancarı. Türkiye haşhaş, tütün, anason, kimyon ve kekik gibi bitkilerde de dünyanın sayılı üreticilerindendir.

Tarla tarımının başlıca sorunları; arazilerin küçük ve çok parçalı olması, amaç dışı kullanımı, düşük verimlilik ve kârlılık, yüksek girdi fiyatları, sulama, tohumluk, depolama ve pazarlamadaki eksiklikler ile örgütlenmenin zayıflığıdır. Yem bitkileri üretimi de hâlâ yetersizdir.

4. Çiçek yapısı ve tozlanma biyolojisi

Çanak, taç, erkek ve dişi organların hepsini taşıyan çiçeklere tam çiçek, bunlardan biri ya da birkaçı eksik olanlara eksik çiçek denir. Tahıllarda ve buğdaygil yem bitkilerinde çanak ve taç yaprak olmadığı için çiçekler eksiktir. Erkek ve dişi organları aynı çiçekte bulunan çiçekler erselik (gerçek) çiçeklerdir; buğday, arpa, çeltik, pamuk, keten, tütün, şeker pancarı ve yemeklik baklagillerin çiçekleri böyledir. Mısırda erkek çiçekler tepe püskülünde, dişi çiçekler koçanda bulunur (bir evcikli); kenevir ve şerbetçiotunda ise erkek ve dişi çiçekler ayrı bitkilerdedir (iki evcikli).

Kendine döllenen (otogam) bitkiler

Buğday, arpa, yulaf, çeltik, soya, fasulye, bezelye, nohut, mercimek ve keten. Bu bitkilerde yabancı tozlanma oranı genellikle yüzde 4–5’i geçmez. Çiçek açılmadan önce tozlanmaya kleistogami denir.

Yabancı döllenen (allogam) bitkiler

Mısır, çavdar, ayçiçeği, şeker pancarı, kanola ve yonca gibi. Erkek ve dişi organların farklı zamanlarda olgunlaşması, tek eşeyli çiçekler ve kendine uyuşmazlık yabancı tozlanmayı sağlar.

Döllenme şekli, uygulanacak ıslah yöntemini ve tohumluk üretiminde gereken izolasyon mesafesini belirler; bu konular Bitki Islahı dersinde ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.

5. Tarla tarım sistemleri

Tarla tarım sistemlerini belirleyen en önemli etken su varlığı, yağış miktarı ve yağışın mevsimlere dağılışıdır.

SistemKoşullarÖrnek bitkiler
Kuru tarımYıllık yağış 500 mm’ye kadar ve düzensiz; sulamasız. Kıyılar, Trakya ve Doğu Anadolu dışındaki bölgelerimiz.Buğday, arpa, nohut, mercimek, aspir, kanola, haşhaş, kimyon, fiğ, korunga
Sulu tarımYağışın yetersiz olduğu bölgelerde sulama yapılarak; nadasa gerek kalmaz, her yıl ürün alınır.Mısır, pamuk, şeker pancarı, patates, soya, yer fıstığı, susam, fasulye, yonca
Nemli tarımYıllık yağış 1.500 mm civarında ve düzenli; sorun suyun fazlalığıdır (besin yıkanması, asitleşme, yapı bozulması).Çay, fındık

6. Toprak işleme

Toprak işleme, bitkilerin gelişmesine ortam hazırlamak için toprağın çeşitli aletlerle devrilmesi, yırtılması, karıştırılması ve kabartılmasıdır. Amaçları; tohum yatağı hazırlamak, yabancı otları kontrol etmek, bitki artıklarını ve ahır gübresini toprağa karıştırmak, toprakta nem biriktirmek, geçirgenliği artırmak ve erozyonu azaltmaktır.

SistemÖzelliği
Geleneksel toprak işlemeBitki artıklarının yüzde 85’inden fazlası gömülür; kulaklı pullukla toprak devrilir ve yoğun işleme yapılır.
Koruyucu toprak işlemeEkimden sonra toprak yüzeyinde en az yüzde 30 bitki artığı kalır; erozyonu önlemek için geliştirilmiştir.
Azaltılmış toprak işlemeGeleneksel sistemdeki bazı işlemler yapılmaz.
Doğrudan ekim (toprak işlemesiz tarım)Toprak işlenmeden özel ekim makineleriyle doğrudan anıza ekilir.

Genellikle ilk işleme pullukla, ikileme ve üçleme kültivatör, diskaro, rotavatör, freze ve tırmık gibi aletlerle yapılır. Kuru tarımda suyu korumak için toprağı devirmeden alttan yırtan işleme, sulu tarımda geçirgenliği artıran, nemli tarımda ise fazla suyu uzaklaştıran işleme tercih edilir. Eğimli arazilerde toprak işleme eğime dik yapılmalıdır.

7. Nadas ve anız

Nadas, tarla toprağının işlenerek bir süre boş bırakılmasıdır. Kuru tarım bölgelerinde yıllık yağış her yıl ürün almaya yetmediği için iki ekim yılı arasına bir nadas yılı konur; amaç nadas yılında düşen yağışın bir kısmını toprakta biriktirmektir. Yağışı 400 mm’nin altında olan Orta Anadolu, geçit bölgeleri ve Güneydoğu Anadolu’da her yıl 4 milyon hektara yakın alan nadasa bırakılır. Tahıl hasadından sonra tarla 14–15 ay boş kalır ve ertesi yılın sonbaharında yeniden ekilir.

Nadasın etkinliğini artırmak için toprak gereksiz yere işlenmemeli, devrilmek yerine alttan yırtılmalı, ilk işleme ilkbaharda toprak tava gelir gelmez yapılmalı ve yüzey mümkünse bitki artıklarıyla örtülü (anızlı nadas) bırakılmalıdır.

Anız yakılmamalıdır. Biçerdöver hasadından sonra kalan saplar (anız) toprağı nemli tutar ve özellikle eğimli arazilerde su ve rüzgâr erozyonunu önler. Topraklarımızın yaklaşık dörtte üçünde organik madde yüzde 2’nin altındadır; bunun başlıca nedenlerinden biri yıllarca süren tek ürün tarımı ve anız yakmadır. Anız, sürülerek ya da parçalanarak toprağa geri kazandırılmalıdır.

8. Ekim nöbeti ve karışık ekim

Ekim nöbeti (münavebe, rotasyon), aynı tarlada farklı türlerden bitkilerin düzenli bir sırayla arka arkaya yetiştirilmesidir. Faydaları:

  • Yabancı ot, hastalık ve zararlıların birikmesini önler.
  • Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısını iyileştirir; baklagiller toprağı azotça zenginleştirir.
  • Kök derinlikleri farklı bitkilerle toprağın farklı katmanlarından yararlanılır.
  • Erozyonu azaltır ve toprak verimliliğini korur.

Bir bölgede uygulanacak ekim nöbetini iklim ve toprak, sulama olanakları, yetiştirilebilecek bitkiler, hastalık ve zararlı durumu ile ulaşım ve pazarlama olanakları belirler. Örnek bir dörtlü nöbet: şeker pancarı → buğday → ayçiçeği → soya. Bir bölgede farklı ürünlerin görülmesi tek başına ekim nöbeti yapıldığını göstermez; ekim nöbeti aynı tarlada farklı bitkilerin düzenli sırayla yetiştirilmesidir.

Karışık ve araya ekim

Aynı tarlada iki bitkinin birlikte yetiştirilmesidir: mısırla fasulyenin sıra sıra ekilmesi, arpa ile fiğin karıştırılarak ekilmesi ya da meyve bahçelerinde ağaç aralarına bakla veya bezelye ekilmesi gibi. Bitkilerin birbirini desteklemesi gerekir: baklagil azot sağlar, tahıl ise baklagile tırmanma desteği olur.

9. Tohumluk

Bitkilerin çoğaltılmasında kullanılan tohum, çelik, yumru, soğan, rizom ve stolon gibi bütün materyallere tohumluk denir. İyi bir tohumluğun üç değeri yüksek olmalıdır:

  • Fiziksel değer: Saflık, bin tane ağırlığı ve yabancı madde, yabancı ot tohumu, başka çeşit ve hastalıklı tane oranı. İyi bir tohumlukta saf tohum en az yüzde 97 olmalıdır.
  • Biyolojik değer: Çimlenme ve sürme değerleri. 100 tohumdan 4 gün sonra çimlenenlerin oranına çimlenme hızı, 8 gün sonrakine çimlenme gücü; kum altına ekilen tohumlardan 7 günde çıkanlara sürme hızı, 12–14 günde çıkanlara sürme gücü denir.
  • Genetik değer: Verim, kalite, erkencilik, hastalıklara, kışa ve kurağa dayanıklılık. Genetik potansiyeli düşük bir tohumlukla en iyi yetiştirme teknikleri uygulansa bile verim düşük kalır.

Hibrit tohumluk hızlı ve eş zamanlı çıkış, yüksek uyum ve verim, homojen olgunlaşma sağlar; ama her yıl yenilenmesi gerekir.

Tohumluk miktarının hesaplanması

Tohumluk miktarı (kg/da) = m²’ye düşecek tohum sayısı × bin tane ağırlığı (g) × 10 / (saflık % × çimlenme %).

Örnek Bin tane ağırlığı 40 g, saflığı yüzde 90 ve çimlenmesi yüzde 95 olan buğday tohumluğu m²’ye 500 tohum düşecek şekilde ekilecektir. Tohumluk miktarı = 500 × 40 × 10 / (90 × 95) = 23,4 kg/da.

10. Ekim zamanı, derinliği ve sıklığı

Ekim, tohumun toprağa belirli bir zamanda, belirli bir derinlikte, sıklıkta ve miktarda gömülmesidir; yumru, çelik ve fide gibi materyallerin toprağa yerleştirilmesine dikim denir. Ekim serpme, ocak usulü ya da sıraya yapılabilir. Sıraya ekim, bitkilerin ışık, su ve besinden eşit yararlanmasını ve bakım işlerinin makineyle yapılmasını sağlar. Mısır, ayçiçeği, pamuk ve şeker pancarı gibi geniş sıralı bitkilerde tohumları tek tek bırakan pnömatik mibzerler seyreltme işçiliğini ortadan kaldırır.

Ekim zamanı

Soğuğa dayanıklı, vernalizasyon (soğuklanma) ihtiyacı olan ve genellikle uzun gün bitkileri kışlık olarak sonbaharda (Eylül–Kasım); soğuğa hassas, kısa ya da nötr gün bitkileri yazlık olarak ilkbaharda (Mart–Mayıs) ekilir. Kışlık tahıllar toprak sıcaklığı 5–8 °C iken ekilirse kışa kardeşlenmiş girer. Yazlık bitkilerin çoğu toprak sıcaklığı 10 °C’yi, pamuk ve fasulye gibileri 15 °C’yi geçince ekilir. Mısır, soya, susam ve yer fıstığı gibi bitkiler tahıl hasadından hemen sonra, Haziran–Temmuz ortasına kadar ikinci ürün olarak da ekilebilir.

Ekim derinliği

Tohum irileştikçe ekim derinliği artar: bakla gibi iri tohumlar 10 cm’ye kadar, haşhaş gibi çok küçük tohumlar 1–2 cm’ye ekilir. Hafif ve nemli topraklarda biraz daha derine, ağır topraklarda daha yüzlek ekilir. Fazla derin ekimde çim kını toprak yüzeyine ulaşamadan kıvrılıp kurur (sarı kıvrım); fazla yüzlek ekimde ise kuraklık, soğuk ve alatav riski artar. Alatav, kuru toprağa ekilen tohumun ancak çimlenecek kadar yağmur alıp ardından kuraklıkla kurumasıdır.

BitkiEkim zamanıSıra arası × sıra üzeri (cm)Derinlik (cm)Tohumluk (kg/da)
Buğday, arpaEylül–Kasım18 × sık4–620–25
Mısır (hibrit)Nisan–Haziran70 × 254–81,5–3
NohutMart–Nisan20–30 × 55–812–14
Ayçiçeği (hibrit)Mart–Nisan70 × 303–51,5–3
PamukNisan–Mayıs70 × 202,5–42–4
Şeker pancarıNisan–Mayıs45 × 253–50,5
Patates (yumru)Mart–Nisan70 × 308–12150–250
YoncaMart–Nisan20–60 × sık2–2,52–3,5

Değerler genel ortalamalardır; bölgeye ve çeşide göre değişir. Ayrıntılar ziraatciyiz.net’teki bitki sayfalarındadır.

Ekim sıklığı

Yatık büyüyenler dik büyüyenlere göre, geniş bitki yapısı oluşturanlar dar olanlara göre, sulu koşullarda yetişenler kuru koşullara göre daha seyrek; geç ekilenler erken ekilenlere göre daha sık ekilir.

11. Gübreleme ve sulama

Gübreleme

Hangi bitkiye hangi gübrenin, ne zaman, nasıl ve ne miktarda verileceği toprak analizine göre belirlenmelidir. Genel ilkeler şunlardır:

  • Fosforlu ve potasyumlu gübreler köklenmeyi, kışa ve kurağa dayanıklılığı artırır; ekimden önce ya da ekimle birlikte bir defada taban gübresi olarak verilir. Fosfor çiçeklenmeyi çabuklaştırıp olgunlaşmayı öne alır.
  • Azotlu gübreler vejetatif gelişmeyi ve tahıllarda kardeşlenmeyi artırır, olgunlaşmayı geciktirir. Yıkanabildikleri için bitkinin ihtiyaç duyduğu dönemlerde bölünerek verilir; örneğin üçte biri ekimle, üçte biri sapa kalkmada, üçte biri çiçeklenmede.
  • Mikro elementler büyümenin en hızlı olduğu dönemde yapraktan püskürtülerek ya da sulama suyuyla verilir. Gübrenin sulama suyuyla birlikte verilmesine fertigasyon denir.

Sulama

Sulamanın amacı, bitkinin gelişme dönemi boyunca kök bölgesini nemli tutmaktır. Sulama zamanı ve miktarı; bitkinin gelişme dönemlerine bakılarak, toprak nemi ölçülerek ya da bitki su tüketimi hesaplanarak belirlenir. Su tüketimi iklime (sıcaklık, nem, rüzgâr), toprağa ve bitkinin gelişme dönemine bağlıdır. Karık, yağmurlama, damla ve pivot sulama başlıca yöntemlerdir; damla sulama suyu en verimli kullanan yöntemdir.

Kurak bölgelerde buğday, arpa, ayçiçeği, kanola, aspir, nohut, mercimek ve korunga sulanmadan yetiştirilebilirken; çeltik, mısır, şeker pancarı, patates, soya, yer fıstığı, fasulye ve yonca mutlaka sulanmalıdır.

12. Yabancı otlar ve bakım

Yabancı otlar kültür bitkisiyle su, ışık, besin ve yer için yarışır; bakım ve hasadı zorlaştırır, zehirli tohumlarıyla ürünü kirletir, hastalık ve zararlılara konukçuluk eder. Bazı yabancı otlar belirli ürünlere özgü hâle gelmiştir:

Buğday ve arpaYabani yulaf
Mısır ve sorgumKanyaş
ÇeltikDarıcan
AyçiçeğiCanavar otu (orobanş)
Şeker pancarıSirken
KanolaYabani hardal
PamukTopalak
YoncaKüsküt

Mücadelede amaç yabancı otları tamamen yok etmek değil, zararlarını ekonomik zarar seviyesinin altında tutmaktır. Önce zamanında ve doğru toprak işleme, ekim nöbeti, temiz tohumluk, malçlama ve solarizasyon gibi kültürel ve mekanik yöntemler; zorunlu durumlarda kimyasal mücadele kullanılır. Çapalama sıra aralarını işleyerek otları temizler ve toprağı havalandırır; seyreltme ise sıra üzerindeki fazla bitkilerin alınmasıdır. Bitki koruma yöntemleri Bitki Koruma dersinde anlatılmaktadır.

13. Hasat, harman ve depolama

Her bitkinin en yüksek verim ve kaliteyi verdiği bir hasat zamanı vardır. Tahıl ve baklagillerde tane dolumunun tamamlandığı fizyolojik olumdan sonra, tane nemi makineyle hasada uygun düzeye inince (hasat olumu) biçerdöverle hasat yapılır. Erken hasatta tane buruşuk ve nemli olur; geç hasatta ise dane dökülmesi, kırılma ve kuş zararı artar. Kolay açılan meyveli bitkilerde (kanola, susam, haşhaş) hasat zamanlaması özellikle önemlidir.

Biçme, sapların danelerden ayrılması (harman) ve temizleme işlemleri bugün çoğunlukla biçerdöverlerle tek seferde yapılır. Ürün depolanmadan önce güvenli nem düzeyine kadar kurutulmalı, temiz, serin ve havadar depolarda zararlılara karşı korunarak saklanmalıdır.

14. Erozyon ve toprağın korunması

Erozyon, toprak parçacıklarının su ve rüzgârla bulundukları yerden taşınmasıdır. Verimli üst toprağın kaybı, tarım arazilerinin en büyük tehditlerinden biridir. Başlıca nedenleri; tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı, eğime paralel toprak işleme, anız yakma, meraların aşırı otlatılması ve bitki örtüsünün tahrip edilmesidir.

Alınabilecek önlemler: toprak işlemenin eğime dik yapılması, anızın yakılmayıp toprak yüzeyinde bırakılması, koruyucu toprak işleme ve doğrudan ekim, ekim nöbetine baklagil ve yem bitkilerinin katılması, meraların korunması ve arazilerin miras yoluyla küçük parçalara bölünmesinin önlenmesi.

Kavramlar sözlüğü

Tarla tarımı
Tarla bitkilerinin ekolojik koşullara göre yetiştirilme yöntemlerini inceleyen bilim dalı.
Çayır
Taban suyu yüksek, otu biçilerek değerlendirilen alan.
Mera
Kıraç arazilerde hayvan otlatılan alan.
Otogam bitki
Kendine döllenen bitki.
Allogam bitki
Yabancı döllenen bitki.
Kuru tarım
Yağışı 500 mm’ye kadar olan bölgelerde sulamasız yapılan tarım.
Koruyucu toprak işleme
Ekimden sonra yüzeyde en az yüzde 30 bitki artığı bırakan toprak işleme.
Doğrudan ekim
Toprak işlenmeden yapılan ekim.
Nadas
Toprağın işlenerek bir süre boş bırakılması.
Anız
Hasattan sonra tarlada kalan saplar.
Ekim nöbeti (münavebe)
Aynı tarlada farklı bitkilerin düzenli sırayla yetiştirilmesi.
Tohumluk
Çoğaltmada kullanılan tohum, yumru, çelik gibi materyallerin tümü.
Çimlenme gücü
Tohumların 8 gün içinde çimlenme oranı.
Sürme gücü
Kum altındaki tohumların 12–14 günde toprak yüzeyine çıkma oranı.
Vernalizasyon
Bazı bitkilerin çiçeklenmek için soğuklanmaya ihtiyaç duyması.
İkinci ürün
Bir ürün hasat edildikten sonra aynı yıl ekilen ikinci ürün.
Alatav
Kuru toprağa ekilen tohumun çimlenip ardından kuraklıkla kuruması.
Taban gübresi
Ekimden önce ya da ekimle verilen gübre.
Fertigasyon
Gübrenin sulama suyuyla birlikte verilmesi.
Erozyon
Toprak parçacıklarının su ve rüzgârla taşınması.

Kendini dene

Her soruda bir seçeneğe tıkla; doğru cevap ve açıklaması hemen görünür.

1. Aşağıdakilerden hangisi kendine döllenen bir bitkidir?

Buğday otogamdır; mısır, ayçiçeği ve çavdar yabancı döllenir.

2. Yıllık yağışı 500 mm’ye kadar olan bölgelerde sulamasız yapılan tarım sistemi hangisidir?

Bu sistem kuru tarımdır.

3. Ekimden sonra toprak yüzeyinde en az yüzde 30 bitki artığı bırakan toprak işleme sistemi hangisidir?

Koruyucu toprak işleme erozyonu önlemek için geliştirilmiştir.

4. Kuru tarım bölgelerinde nadasın temel amacı nedir?

Nadas yılında düşen yağışın bir kısmı ertesi yılın ürünü için toprakta biriktirilir.

5. Anız yakmanın en önemli zararı hangisidir?

Anız toprağı nemli tutar ve erozyonu önler; yakılması organik madde kaybına yol açar.

6. Bin tane ağırlığı 40 g, saflığı %90, çimlenmesi %95 olan buğday m²’ye 500 tohum düşecek şekilde ekilirse dekara kaç kg tohum gerekir?

500 × 40 × 10 / (90 × 95) = 23,4 kg/da.

7. Tohum irileştikçe ekim derinliği nasıl değişir?

İri tohumlar daha derine, küçük tohumlar yüzlek ekilir.

8. Kuru toprağa ekilen tohumun az bir yağmurla çimlenip sonra kuruması olayına ne denir?

Bu olaya alatav denir.

9. Azotlu gübreler neden bölünerek verilir?

Azot yıkanabilir; bitkinin ihtiyaç duyduğu dönemlerde bölünerek verilir.

10. Yonca tarlalarının en önemli parazit yabancı otu hangisidir?

Küsküt, yoncanın en önemli parazit yabancı otudur.

Kaynaklar

Bu sayfa, internette açık erişimle sunulan aşağıdaki ders notu, makale, tez ve kitaplardan yararlanılarak özgün olarak yazılmıştır.

  1. Baydar, H. Tarla Bitkileri ders notları. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Isparta.
  2. Öner, M. Tarla Tarımı ders notları. Diyarbakır Tarım Meslek Yüksekokulu, Tohumculuk Teknolojisi Programı.
  3. T.C. Millî Eğitim Bakanlığı (2015). Tarla Bitkileri. Tarım alanı modülü, Ankara.
  4. Tarla bitkilerinin sınıflandırılması ve tozlanma biyolojisi ders notu.

Forumda bu dersle ilgili farklı yıllarda paylaşılmış ders notları ve tartışmalar bulunur. Bu sayfadaki anlatım onların bir kopyası değildir; güncel açık erişim kaynaklardan ayrıca hazırlanmıştır. Dersle ilgili sorularını forumda sorabilirsin.

Tarla Bitkileri ders notları