Bu derste
Tarımsal yayım, araştırmalarda üretilen bilgi ve teknolojinin çiftçiye ulaştırılması ve çiftçinin bunları kendi koşullarında kullanabilir hâle gelmesi için yürütülen bir yetişkin eğitimidir. Bu sayfada yayımın tanımı ve ilkelerinden başlayarak tarihsel gelişimi, yayım yaklaşımları, yeniliklerin benimsenmesi, iletişim, yayım yöntemleri ve yayımda çalışma süreci anlatılmaktadır. Sonunda bir kavramlar sözlüğü ve kendini sınayabileceğin bir test bulunuyor.
1. Tarımsal yayım nedir?
Tarımsal yayımın hedefleri ve örgütlenme biçimleri ülkeden ülkeye değiştiği için tek bir tanımı yoktur. En kısa hâliyle, tarımla uğraşan insanların sosyal, ekonomik ve kültürel yönden kalkınmalarına yardım eden, okul dışı ve gönüllülüğe dayalı bir eğitim sistemidir. Başka bir deyişle yayım, tarım tekniklerini yenilemek, üretimi ve geliri artırmak ve kırsal toplumun yaşam düzeyini yükseltmek için yürütülen eğitsel bir süreçtir.
Yayım çalışmalarının özellikleri
- Muhatabı bütün ailedir. Yalnızca aile reisini değil, üretime katılan herkesi kapsar.
- Amaçlar çok yönlüdür. Üretimi artırmanın yanında üreticiyi ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik yönlerden rahatlatmak da hedeflenir.
- Amaç çiftçinin işini yapmak değil, nasıl yapılacağını göstermektir. Yayımcı yol gösterir, kararı çiftçi verir.
- Okul dışı, gönüllü bir eğitimdir. Katılım zorunlu değildir; bu yüzden çiftçinin ilgisini çekmek ve güvenini kazanmak esastır.
- Teorisi kolay, uygulaması zordur. İnsanların davranışını değiştirmek, bilgiyi aktarmaktan çok daha güçtür.
İki temel işlevi
Yayımın ilk işlevi bilgi ve teknoloji aktarımıdır. Bu aktarım iki biçimde olabilir: araştırmanın ve arzın yönlendirdiği, bilginin yukarıdan aşağıya aktarıldığı tavandan tabana yayım ya da çiftçinin sorun ve ihtiyaçlarından yola çıkan tabandan tavana yayım. İkinci işlevi ise insan kaynağını geliştirmektir: çiftçinin bilgi, beceri ve tutumlarında kalıcı bir değişim sağlayarak kendi sorunlarını çözebilir hâle gelmesine yardım etmek.
2. Yayımın ilkeleri
- Mevcut durumun incelenmesine dayanmaÇalışmalar planlanırken yörenin toprak, su ve iklim koşulları, alet-makine varlığı, pazara erişim, işgücü ve halkın değer yargıları iyi bilinmelidir.
- GönüllülükYayımın temel felsefesi olan “kendi kendine yardım”ın doğal sonucudur. İnsanlarda yaşam düzeylerini iyileştirmenin belli ölçüde kendi ellerinde olduğu bilinci yaratılmalıdır.
- Duyulan gereksinimlerden işe başlamaİnsanların hissettiği ve çözümünü istediği sorunlardan, basitlerinden başlanarak giderek karmaşık olanlara geçilir. Henüz farkında olunmayan (duyulmayan) gereksinimler zamanla yüzeye çıkarılır.
- DemokratiklikPlanlamadan itibaren her adımda halkın katkısı sağlanmalı, katılmak isteyen herkes kapsama alınmalı ve katılanlara eşit olanak tanınmalıdır.
- Bütünlük ve ulusal politikaya uygunlukKöy yayım programı ilçe programının, ilçe programı il ve bölge programlarının uzantısıdır; hepsine ulusal tarım politikası yön verir. Yayım bu politikanın biçimlenmesine de katkıda bulunur.
Bunlara ek olarak programlar esnek olmalı, toplumda farklı bilgi ve beceri düzeyinde insanlar bulunacağı göz önünde tutulmalı, yenilikler yerel kültüre, örf ve âdetlere uygun bir anlayışla götürülmelidir.
3. Konu alanları ve amaçlar
Yayımın amaçları üç düzeyde ele alınır. Temel amaç en genel hedefi (örneğin bir yöredeki çiftçilerin gelirini artırmak), genel amaç bu hedefe hangi yolla ulaşılacağını (örneğin yöreye ayçiçeği tarımını yerleştirmek), iş amaçları ise hedef kitle, yer, zaman ve sağlanması düşünülen davranış değişikliklerini içeren somut iş planını (örneğin önder çiftçilerle tanıtım toplantısı, demonstrasyon parselleri, tarla günü) gösterir.
4. Kalkınmada yayımın yeri
Tarımsal yayım, bilginin üretildiği araştırma ile bu bilgiyi kullanan çiftçi arasında bir köprüdür. Araştırma kuruluşlarının çiftçiden, çiftçinin de devletten beklentileri vardır; yayım kuruluşları bu iki tarafı buluşturur. Yayımın önemini anlamak için üç kavram kullanılır:
- Başarı dağılımı: Benzer olanaklara sahip çiftçiler bile farklı üretim düzeylerine ulaşır; bir yörede dekara 600 kg buğday alan çiftçi de, 300 kg’ı aşamayan da vardır.
- Ekonomik tavan: Çiftçinin işletmecilik kurallarına uyarak katma değerini artırabileceği en üst düzey.
- Teknik tavan: Araştırmaların ortaya koyduğu, üretimin teknik olarak artırılabileceği en üst nokta. Ekonomik tavan her zaman teknik tavanın altındadır.
Üretimi artırmanın ilk yolu teknik tavanı (araştırmayla) yükseltmektir. Çiftçinin bu tavana kârlı bir şekilde yaklaşabilmesi için ekonomik tavanın da (pazar, iyi fiyat, ulaşım, ucuz girdi, toprak politikası) yükseltilmesi gerekir. Başarı dağılımını yukarı çekmenin yolu ise etkin bir yayım hizmetidir.
5. Tarihsel gelişim
Dünyada
Tarımsal yayım dünyada üç model üzerine örgütlenmiştir: ABD’deki gibi üniversitelerin yerel yönetimler ve devletle iş birliği içinde yürüttüğü birleşik model; Kuzey Avrupa’daki gibi çiftçi kuruluşlarının yürüttüğü model; ve pek çok ülkede görülen, devletin örgütlediği model. Türkiye uzun süre üçüncü gruba girmiştir. Yayım anlayışının gelişimi ise üç kuşakta özetlenebilir:
| 1. kuşak | 2. kuşak | 3. kuşak | |
|---|---|---|---|
| Yön veren | Araştırma | Çiftçi | Öğrenen birey ve grup |
| Bilgi akışı | Tavandan tabana | Tabandan tavana | Etkileşimli |
| Esas | Teknoloji ve bilgi transferi | Soruna ve ihtiyaca yönelik paketler | Yetişkinlerin öğrenmesi, bilginin birlikte üretilmesi |
| Çiftçinin rolü | Pasif alıcı | İhtiyacı belirleyen | Soran, düşünen, test eden aktif öğrenen |
Türkiye’de
- 1937–19431937’de 3203 sayılı Kanun’la yetkilendirilen Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde, 1943’te 4481 sayılı Kanun’la “İller Teknik Ziraat Teşkilatı” kuruldu. Ankara, Eskişehir ve Manisa pilot il seçildi; uygulama 1958’den sonra bütün illere yayıldı.
- 1954–19631954’te ev ekonomisi çalışmaları başladı, 1957’de 4-K gençlik teşkilatı kuruldu, 1963’te Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve illerde ziraat odaları kuruldu.
- Planlı dönem ve projelerFarklı genel müdürlüklerin kendi yayım çalışmalarını yürütmesi hizmette dağınıklığa yol açtı. Dünya Bankası destekli projelerle (Seyhan Sulama, Ceyhan-Aslantaş, Çorum-Çankırı, Erzurum kırsal kalkınma projeleri) Eğitim ve Ziyaret sistemi denendi.
- 1984: TYUAPTarımsal Yayım ve Uygulamalı Araştırma Projesi, araştırma, yayım ve çiftçi arasında organik bir bağ kurmayı amaçladı. Eğitim ve Ziyaret (E+Z) sistemine dayanan proje 16 ilde başladı, 1991’de 39, daha sonra 45 ile yayıldı. Köyler 15–25 köylük gruplara ayrıldı, her gruba bir köy grubu ziraat teknisyeni atandı.
- 2006 ve sonrasıTarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik ile kamu yayımının yanında ziraat odaları, üretici örgütleri ve serbest tarım danışmanları aracılığıyla sunulan, devletçe desteklenen bir danışmanlık sistemi kuruldu. Bu yönüyle Türkiye, yayım hizmetlerinin ziraat odaları, çiftçi örgütleri ve özel danışmanlarca da sunulduğu AB ülkelerindeki sisteme yaklaştı.
6. Yayım yaklaşımları
Yayım sistemi, kırsal kalkınmaya yönelik plan ve örgütlenmeyi destekleyen, içinde çok sayıda yayımcının çalıştığı bütündür. Yayım yaklaşımı ise sistemin uygulama biçimi, yani onun mantığını ve felsefesini ortaya koyan kavramdır. Başlıca yaklaşımlar şunlardır:
| Yaklaşım | Temel varsayım | Güçlü yanı | Zayıf yanı |
|---|---|---|---|
| Geleneksel yayım | Merkezden il, ilçe ve köye uzanan devlet örgütüyle bilgi aktarılır. | Süreklilik, merkezden yönlendirme kolaylığı | Geri bildirim zayıf; büyük işletmelere yönelme; pahalı ve hantal |
| Ürün bazında yayım | Tek bir ürünün verim ve kalitesi; girdi, kredi ve pazar birlikte sağlanır. | Uzmanlaşma, iyi koordinasyon, yayımcı başına az çiftçi | Tek ürün dışında hizmet götürememe |
| Eğitim ve ziyaret (E+Z) | Disiplinli programlama, düzenli eğitim ve sistematik çiftçi ziyaretiyle geleneksel yayımın aksaklıkları giderilir. | Düzenli ziyaret, güçlü araştırma–yayım bağı | Yüksek maliyet; iki yönlü bilgi akışı tam sağlanamaz; esneklik az |
| Katılımcı yayım | Kırsal halk örgütlenir; çiftçi, yayımcı ve araştırıcı birlikte çalışır; yerel bilgi bilimsel bilgiyle güçlendirilir. | İhtiyaca uygun programlar; çiftçinin karar sürecine katılımı | Bölgeden bölgeye değişen önceliklere uyum güçlüğü |
| Proje yayım | Belli bir bölgede, belli bir sürede, çoğunlukla dış finansmanla yoğun yayım. | Kısa sürede görünür değişim | Süre kısa, harcama yüksek; kazanımlar başka alanlara taşınamaz |
| Çiftçilik sistemleri araştırması ve yayım | Küçük işletmelere uygun teknoloji ancak çiftçi tarlasında, onunla birlikte geliştirilebilir. | En uygun teknoloji; güçlü üçlü bağ; kolay benimseme | Maliyetli; sonuç geç alınır; uzmanlaşma gerektirir |
| Maliyet paylaşımı | Hizmetten yararlananlar maliyete katılır; böylece sahiplenme ve etkinlik artar. | Çiftçinin her aşamada söz sahibi olması | Kaynağı kısıtlı çiftçinin dışarıda kalma riski |
| Kurumsallaşmış eğitim | Ziraat fakülteleri ve araştırma enstitüleri düzenli eğitim programları yürütür. | Eğitim, araştırma ve yayım bir arada | Ulaşılan kitle sınırlı kalabilir |
7. Yeniliklerin benimsenmesi ve yayılması
Bir çiftçinin yeni bir uygulamayı kabul etmesi bir anda olmaz; bir karar sürecinden geçer. Klasik modelde bu süreç beş aşamada anlatılır:
- Farkına varmaYeniliği duyar, ama ayrıntısını bilmez.
- İlgiDaha fazla bilgi aramaya başlar.
- DeğerlendirmeKendi işletmesine uyup uymadığını zihninde tartar.
- DenemeKüçük bir alanda dener.
- BenimsemeSonuçtan memnunsa yeniliği sürekli kullanır.
Rogers’ın sonraki modelinde aşamalar bilgi, ikna, karar, uygulama ve onaylama olarak adlandırılır. Son aşama önemlidir: benimseyen çiftçiye çelişkili mesajlar ulaşırsa kararından dönebilir, bu yüzden destekleyici mesajlarla kararını pekiştirmek gerekir.
Benimsemeyi hızlandıran özellikler
Pazara değil kendi tüketimine üretim yapan çiftçiler için ekonomik kazanç, benimsemeyi açıklamada daha az belirleyicidir; bu çiftçilerde sosyal prestij ve sosyal onay gibi ekonomik olmayan yararlar öne çıkar.
Yayılma eğrisi ve benimseyici grupları
Yayımcı için en önemli grup erken benimseyenlerdir: toplulukta fikir önderi olarak görülür, diğer çiftçiler onları örnek alır. Benimseme davranışını etkileyen başlıca etmenler sosyo-ekonomik özellikler (işletme büyüklüğü, gelir, eğitim), kişisel değişkenler (yaş, yeniliğe açıklık, risk alma) ve iletişim davranışlarıdır (yayımcıyla temas, kitle iletişim araçlarını izleme, köy dışıyla ilişkiler). Modern bir toplumda yenilikler, geleneksel bir topluma göre daha hızlı yayılır; topluluğun iletişim ağı ne kadar yoğunsa yayılma da o kadar hızlı olur.
8. Yayımda iletişim
Yayım, özünde bir iletişim işidir. İletişim sürecinin öğeleri şunlardır: mesajı hazırlayan kaynak (yayımcı), iletilen mesaj, mesajın taşındığı kanal (yüz yüze görüşme, toplantı, radyo, broşür, telefon), mesajı alan alıcı (çiftçi) ve alıcının tepkisini kaynağa ulaştıran geri bildirim (yansıma). Geri bildirim olmayan iletişim tek yönlüdür ve yayımcı mesajının anlaşılıp anlaşılmadığını bilemez.
9. Yayım yöntemleri
Yöntemler, yayımcının aynı anda ulaştığı kişi sayısına göre üç grupta incelenir. Hiçbiri tek başına yeterli değildir; uygulamada birlikte kullanılırlar.
Demonstrasyonlar
Metot demonstrasyonu bir işin nasıl yapılacağını adım adım gösterir (aşılama, budama, ilaçlama makinesinin ayarı gibi); izleyenlerin de uygulaması sağlanır. Sonuç demonstrasyonu ise bir uygulamanın sonucunu karşılaştırmalı olarak kanıtlar: gübreli ve gübresiz, yeni çeşit ve eski çeşit parsellerinin yan yana yetiştirilmesi gibi. Sonuç demonstrasyonu bir sezon sürer ve hasatta tarla günüyle tamamlanırsa en güçlü etkiyi yapar.
Yöntemler benimseme sürecinin aşamalarıyla da ilişkilidir: farkına varma ve ilgi aşamalarında kitle yöntemleri, değerlendirme ve deneme aşamalarında grup ve bireysel yöntemler daha etkilidir.
10. Yayımda çalışma süreci
- İnceleme (durum analizi)Yörenin fiziksel, ekonomik ve sosyal yapısı, çiftçilerin sorun ve ihtiyaçları belirlenir.
- PlanlamaAmaçlar, hedef kitle, yöntemler, iş takvimi ve kaynaklar belirlenir; çiftçi temsilcileri planlamaya katılır.
- UygulamaProgram iş takvimine göre yürütülür; yayımcının neyi, nerede ve ne zaman yapacağı bellidir.
- DeğerlendirmeAmaçlara ne ölçüde ulaşıldığı, hangi davranış değişikliklerinin sağlandığı ölçülür. Değerlendirmenin sonuçları bir sonraki incelemenin başlangıcıdır; süreç döngüsel olarak devam eder.
11. Hedef kitle ve yayımcı
Tarımsal yayımın hedef kitlesi yalnızca çiftçiler değildir: dezavantajlı gruplar, tarıma ilgi duyan gençler, kırsal kadınlar ve yeni bilgi ve teknolojiye ihtiyaç duyan her kesim bu kitleye girer. Kadınların tarımsal üretimdeki emeği büyük olduğu hâlde yayım hizmetlerine erişimleri sınırlı kalmaktadır; bu yüzden kadın çiftçilere yönelik programlar ayrıca önem taşır.
Yayımcı, yeni bilgi ve teknoloji ile çiftçi arasında bir köprüdür. Görev alanıyla ilgili gelişmeleri izleyebilecek mesleki bilgi ve beceriye, güçlü iletişim becerilerine ve çiftçiyle güven ilişkisi kurabilecek kişisel özelliklere sahip olmalıdır. Yayımcının tek başına herkese ulaşması mümkün olmadığından, önder çiftçi yaklaşımında yörede saygı gören, yeniliğe açık ve diğerlerine örnek olan çiftçiler seçilerek yeniliklerin önce onlar aracılığıyla yayılması sağlanır.
12. Yeni yaklaşımlar
Davranış değişikliği
Yayımın nihai amacı çiftçinin bilgi (ne bildiği), beceri (ne yapabildiği) ve tutum (nasıl düşündüğü ve hissettiği) boyutlarında kalıcı bir değişim sağlamaktır. Bilgiyi aktarmak tek başına yetmez; davranışın değişmesi için çiftçinin yeniliği kendi koşullarında anlamlı bulması, denemesi ve sonuçtan ikna olması gerekir.
İnsancıl tarımsal yayım
Aktaş ve arkadaşlarının (2010) önerdiği bu yaklaşım, geleneksel yayım anlayışını üreticiyi nasıl gördüğü üzerinden eleştirir:
| Geleneksel yayım anlayışı | İnsancıl yayım anlayışı | |
|---|---|---|
| Üretici | Eğitilecek bir nesne | Düşünen, sorgulayan, karar veren ve sonuçlarına bilinçle katlanan bir özne |
| İlişki | Yukarıdan aşağıya | Yayımcıyla eşit düzeyde, etkileşimli |
| Program | Bürokrasi ve uzmanlar belirler | Üreticiyle birlikte belirlenir |
Bu yaklaşım, katılımcı yayım ve üçüncü kuşak yayım anlayışıyla aynı yönü gösterir: yayımcının görevi bilgi taşımaktan çok, çiftçinin öğrenmesini kolaylaştırmak ve onunla birlikte çözüm üretmektir. Günümüzde cep telefonu, mesajlaşma grupları ve internet de yayımın yeni kanalları hâline gelmiştir.
Kavramlar sözlüğü
- Tarımsal yayım
- Çiftçinin bilgi, beceri ve tutumlarını geliştirmeye yönelik okul dışı, gönüllü yetişkin eğitimi.
- Danışmanlık
- Çiftçinin işletmesine özgü sorunlarına, çoğunlukla bireysel ve ücretli olarak sunulan yayım hizmeti.
- Duyulan gereksinim
- Kişi ya da topluluğun farkında olduğu ve çözümünü istediği ihtiyaç.
- Duyulmayan gereksinim
- Var olduğu hâlde kişinin farkında olmadığı ihtiyaç.
- Teknik tavan
- Araştırmalarla ortaya konan, üretimin teknik olarak ulaşabileceği en üst düzey.
- Ekonomik tavan
- Çiftçinin kârlı olarak ulaşabileceği en üst üretim düzeyi.
- Yenilik
- Benimseyecek kişi tarafından yeni olarak algılanan fikir, uygulama ya da ürün.
- Benimseme
- Bir yeniliğin kişi tarafından sürekli kullanılmaya karar verilmesi.
- Yayılma
- Bir yeniliğin zaman içinde bir toplulukta kişiden kişiye geçmesi.
- Fikir önderi
- Toplulukta görüşleri sorulan ve başkalarının davranışını etkileyen kişi.
- Önder çiftçi
- Yeniliklerin önce kendisiyle denendiği ve diğer çiftçilere örnek olan seçilmiş çiftçi.
- Metot demonstrasyonu
- Bir işin nasıl yapılacağını uygulamalı olarak gösteren grup yöntemi.
- Sonuç demonstrasyonu
- Bir uygulamanın sonucunu karşılaştırmalı parsellerle kanıtlayan grup yöntemi.
- Tarla günü
- Demonstrasyon ya da deneme alanında çiftçilerin bir araya getirildiği tanıtım etkinliği.
- Geri bildirim (yansıma)
- Alıcının mesaja verdiği tepkinin kaynağa ulaşması.
- Eğitim ve ziyaret (E+Z)
- Yayımcıların düzenli eğitildiği ve çiftçileri belirli bir takvimle ziyaret ettiği yayım sistemi.
- TYUAP
- Tarımsal Yayım ve Uygulamalı Araştırma Projesi; 1984’te başlayan, E+Z’ye dayanan proje.
- Katılımcı yayım
- Çiftçinin sorunların belirlenmesinden değerlendirmeye kadar her aşamada söz sahibi olduğu yaklaşım.
Kendini dene
Her soruda bir seçeneğe tıkla; doğru cevap ve açıklaması hemen görünür.
1. Tarımsal yayımı örgün eğitimden ayıran temel özellik hangisidir?
Yayım okul dışı, gönüllülüğe dayanan ve yetişkinlere yönelik bir eğitimdir; çiftçinin kendi sorunlarından yola çıkar.
2. “Duyulan gereksinimlerden işe başlama” ilkesine göre yayımcı ne yapmalıdır?
Çiftçinin hissettiği ve önem verdiği sorunlardan başlamak güven yaratır; duyulmayan gereksinimler zamanla yüzeye çıkarılır.
3. Araştırma enstitülerinin denemelerinde ulaşılan ve üretimin teknik olarak artırılabileceği en üst noktaya ne denir?
Teknik tavan, araştırmaların ortaya koyduğu teknik olarak ulaşılabilir en yüksek üretim düzeyidir; ekonomik tavan bunun altında kalır.
4. Türkiye’de Eğitim ve Ziyaret (E+Z) sistemine dayanan TYUAP ilk kez kaç ilde uygulanmaya başlamıştır?
TYUAP 1984’te 16 ilde başlamış, 1991’de 39, daha sonra 45 ile genişletilmiştir.
5. Hangi yayım yaklaşımında program planlaması araştırıcı, yayımcı ve çiftçi tarafından birlikte yapılır ve araştırmalar çiftçi tarlasında yürütülür?
Bu yaklaşım, çiftçinin koşullarına uygun teknolojinin ancak çiftçi tarlasında ve onunla birlikte geliştirilebileceği varsayımına dayanır.
6. Bir yeniliğin küçük bir alanda önce denenebilmesi, benimsenmesini hangi özellik bakımından kolaylaştırır?
Denenebilirlik, çiftçinin riski küçük bir parselde sınamasına imkân verir; kooperatifçilik gibi denenemeyen yenilikler daha yavaş yayılır.
7. Rogers’a göre bir topluluktaki bireylerin yaklaşık yüzde kaçı “erken benimseyenler” grubundadır?
Yenilikçiler %2,5, erken benimseyenler %13,5, erken çoğunluk %34, geç çoğunluk %34, geri kalanlar %16’dır.
8. Bir uygulamanın sonucunu gübreli ve gübresiz parselleri yan yana göstererek kanıtlayan yöntem hangisidir?
Sonuç demonstrasyonu bir uygulamanın sonucunu karşılaştırmalı gösterir; metot demonstrasyonu ise bir işin nasıl yapılacağını öğretir.
9. Yayımda çalışma sürecinin doğru sıralaması hangisidir?
Süreç durum analiziyle başlar, plan yapılır, uygulanır ve sonuçlar değerlendirilir; değerlendirme yeni bir incelemenin başlangıcıdır.
10. İnsancıl tarımsal yayım yaklaşımı çiftçiyi nasıl görür?
Geleneksel anlayış üreticiyi eğitilecek bir nesne olarak görürken, insancıl yaklaşım onu yayımcıyla eşit düzeyde çalışan bir özne olarak kabul eder.
Kaynaklar
Bu sayfa, internette açık erişimle sunulan aşağıdaki ders notu, makale, tez ve kitaplardan yararlanılarak özgün olarak yazılmıştır.
- Olgun, A. (2002). Tarımsal Yayım ve Haberleşme. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, İzmir.
- Demiryürek, K. (2015). Yayım Sözlüğü. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Samsun.
- Koçak, F. (2012). AB’nde ve Türkiye’de uygulanan tarımsal yayım danışmanlık eğitim sisteminin karşılaştırılması. Yüksek lisans tezi, Namık Kemal Üniversitesi.
- Aktaş, Y., Öcal Kara, F. ve Demirdöğen, A. (2010). Tarımsal yayıma yeni bir yaklaşım: insancıl tarımsal yayım. Tarım Ekonomisi Dergisi, 16(2): 45–57.
- Torun Kayabaşı, E. (2020). Tarımsal yayımda hedef kitle ve tarımsal yayımcının özellikleri.
- Behavioural change in the process of agricultural extension. Makale.
- Rogers, E. M. Diffusion of Innovations. Free Press, New York.
Forumda bu dersle ilgili farklı yıllarda paylaşılmış ders notları ve tartışmalar bulunur. Bu sayfadaki anlatım onların bir kopyası değildir; güncel açık erişim kaynaklardan ayrıca hazırlanmıştır. Dersle ilgili sorularını forumda sorabilirsin.
Tarımsal Yayım ve Danışmanlık ders notları